« Önceki | Sonraki »

4/6/2009

"keşke" lerimin şehri..

 

“Keşke” lerimin şehri güzel Ankara !!
Düşlerimde yaşattığım bir masaldın
keşke hep öyle kalsaydın..
Anılarımı solmuş,
asaletini yıkılmış görmeseydim..
Keşke hep öyle kalsaydın
da,
keşkelerimi yine söylemeseydim!..

 

Gördüğüm her yüzde, dolaştığım her sokakta, göremediğim güzelliklerin yerini alanları hüzün ve hayretle her izlediğimde hep bu satırlar geçti aklımdan..
Bundan yıllar yıllar önce ilk keşkemi ve peşinden yüzlerce keşkelerimi söylediğim şehir burası..  Ah Ankara ah!!... 
"Keşke sevmeseydim"  dediğim.."keşke gelmeseydim"...  "keşke tanımasaydım"...   "keşke tayin olmasaydım"...  "keşke evlenmeseydim"... "ah!... keşke evlenseydim"...   keşke o gece yaşanmasaydı... keşke yeniden yaşayabilsem dediğim; 
gelgitlerimi, “keşke” diyerek, pişmanlıklarımı satha indiren bir kelime ile ifade ettiğim güzel Ankara...  Sana ne yapmışlar?

              Everdiği kızının, kocasının evinde gördüğü işkenceye şahit olan bir ananın çaresiz kahroluşunu yaşadım ben.  Ne umutlarla diyemem ama ne hayâllerle koşup gitmiştim.. “iyi oldu sana...”  “oh oldu!.. İstanbul’un âhı tuttu işte”... “her başın kıçın sıkıştığında Ankara diye sayıklar mısın? Al sana An/KARA” ... diye diye dolaştım allerjisi(!) azan gözlerimle..

              Vitrinler bile değişmiş.. Çağa ayak uydurmuş diyemem. Büyük bir iyimserlikle zevkler değişmiş, de diyemem... Olsa olsa , zevksizliği sergileyenlere sessiz bir ağıt yakmış vitrinler diyebilirim!
            Kuyumcular çarşısındaki o ünlü kuyumcuların vitrinine baktım.. Çocuk lâzımlığı büyüklüğünde ve şeklindeki inci vesair taşlardan yapılan kolye ve küpelerle, dolama çıkmış başparmağa benzeyen yüzüklere ve kafa büyüklüğündeki kaç kırat olduğunu bilemediğim ancak bir katırın beğeneceğini tahminde güçlük çekmediğim “dek daş” lara bakakaldım!!
           Vakko’nun yerinde yeller esiyor! Lame ve kırmızı tül tesettür tuvaletler sergileniyor yerine açılan mağazada.. Panayır yerine dönmüş Kızılay.. İncek denen müstesna ve de ayrıcalıklı olduğu söylenen daha çok cebi ve ensesi kalınların oturdukları rivayet edilen trilyonluk evlerin olduğu yerdeki kafelerde  kadın erkek ayrı oturuyor ya!

Burası benim Başkentim olamaz!

 Ah... Ankara’m sana yazık etmişler.

Gerek kendimi tam sağlıklı hissetmemem, gerekse ilk defa bir an önce ayrılmak istememe rağmen,   kadim dostlarımı ve özlediklerimi görmek güzeldi. Ellerini sırtımda, ilgilerini yüreğimde hissetmek güç verdi..
Hani, “bana karada ölüm yok” diye bir tabir vardır ya,  işte öyle, “An- karada bana ölüm yok bu dostlar bu ilgi varken”  dedim Ankara'dan ayrılırken!..

Yine özler miyim Ankara’yı?

Özlerim.

 Yine gider miyim?

   ?.         

 

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

8 yorum yazılmıştır

  1. Yazan: aylintoygun | Tarih: 2009-06-27 22:52:38
    Konu: ankara
    gençliğimin tazeliğinde yaşamımı şekilllendirdiğim ANKARA.. Hep özler, hep gitmek isterim fırsatım olsa.. Çok üzüldüm şehrime yapılanlara. Oysa ben onu konur sokakta dost kitabevinde gidip gidip okuduğum orhan velinin şiirleri gibi hatırlamak isterim... Bırakayım hayallerimde yaşasın Ankara... Özler miyim evet.. ama gidermiyim..??? aynı sizin dediğiniz gibi yani.

    Bağlantı »

  2. Yazan: Oxy | Tarih: 2009-06-08 13:46:57
    Konu: .
    Keşke üzmeseydi Ankara sizi bu kadar. Lakin Ankara yalnızca bir mekan, içindekiler, onu anlamlı kılan. Bu bağlamda Ankara size doyamadı,doyamaz bilginiz olsun.
    *-*-*-*-*

    Çok haklısın mamynin kuzusu!!

    Düzenleyen hasretsenfonileri gün: 8/6/2009 saat: 18:01

    Bağlantı »

  3. Yazan: jadore | Tarih: 2009-06-08 10:05:57
    Konu: Merhaba...
    24 yıl önce İstanbul'dan Ankara'ya geldim ben de...
    İlk önceleri hiç sevemediğim bu şehir, meğer yerleşip yeni hayat kuracağım yermiş :)
    Şimdi sevdim mi, cevabını bilemiyorum ama alıştım...

    Yine gelin, darılmayın, gücenmeyin bu şehre :)
    Ve geldiğinizde de mutlaka sizi misafir etmek isterim...

    Sevgiler, saygılar öğretmenim...
    *-*-*-*-*

    Güzel Ankara'ma değil kızgınlığım sevgili Jadore.. Onu tanınmaz hale getirenlere!.. Ayrıca hem kendim hem de yakınlarım sağlık sorunları yaşadığı için midir bilemem daha sevimsiz göründü gözüme!!
    Zarif davetine teşekkürler..



    Düzenleyen hasretsenfonileri gün: 8/6/2009 saat: 18:01

    Bağlantı »

  4. Yazan: kapalikapilar | Tarih: 2009-06-05 23:11:01
    Konu: Selamlar
    Ankara...Bendede az da olsa izi kaldı,Başkentimizin...
    Ama ben pek güzelliklerini göremedim...Malum mesleğimizden dolayı...
    Ancak yaşamak görev yapmak istermisin diye sorsalar derim:HAYIR....
    Küçük ilçelere alıştığım için büyükşehirler hep ürküttü beni...
    İnsanlardaki ilgisizlik,dostlukların çıkar üzerine kurulmuş olması büyükşehirlerde benim gözümde hep itici kalacak...
    Ama sizin Ankara siteminiz çok hoşuma gitti...
    Çok güzel bir anlatım...
    Sevgi selamlarımla
    *-*-*-*-*

    Bugün ben de sizin her nevi heyecanı(!) okuyana aktarabildiğiniz imtihan maceranızı okudum.. Kalp kalbe karşı imiş sevgili kapalıkapılar!!!l
    İstanbul'da yaşamı sevmeyişimi hep genç olmayışıma vermiştim.. Ama genç bir kişi olarak yorumunuzda bahsi geçen "ürkme" içimi rahatlattı..

    Düzenleyen hasretsenfonileri gün: 5/6/2009 saat: 23:55

    Bağlantı »

  5. Yazan: nihansum | Tarih: 2009-06-05 14:37:07
    Konu: Merhaba
    Bir süredir takip edememiştim blogları, demek Ankara'da idiniz. Şaşkınlığınızı çok iyi anlayabiliyorum. 16 yıldır bu şehirde yaşıyorum ve ben geldiğimden beri de ne çok değişti, neler yaptılar başkente... Belki de bu yüzden yaşadığım şehirde belli alanlara kıstırılmışlık duygusu içinde yaşayıp gidiyorum. Ama olsun siz yine de gelin, ziyaret edin bence, fiziksel çevre bir yana buradaki dostlarınızın size güç verdiği yazınızdan da anlaşılabiliyor.
    Çokça sevgiler...

    *-*-*-*-*

    o bahsettiğin kıstırılmışlık duygusu, fikre uymayan her mekan için geçerli zaten sevgili nihansum..Ama dostların verdiği gücün bile yetmediğini fark ettim bu sefer..



    Düzenleyen hasretsenfonileri gün: 8/6/2009 saat: 18:04

    Bağlantı »

  6. Yazan: newbahar | Tarih: 2009-06-05 14:15:02
    Konu: Ankara kaçamağı yaptınız demeeekk:)
    Yokluğunuzun sebebi belli oldu. Ama dönüşünüzde ki bu yazı benimde bütün Anakara hayallerimi söndürdü. Çok iyi bilmem topu topu 1 yıl kalmıştık. O yüzden sizin farkına varabildiğiniz yokolan değerleri belki farkedemem.
    Belli ki derinden özleyecek kadar anıları hapsetmişsiniz Ankarada ve yüreğinizde.
    Bana sorarsanız Ankara denince İtfaiye Meydanı aklıma geliyor. Oralarda değiş miş mi, değişmiş olsa gerek ve Aslında Ankaraya toptan bit yağmış.
    Modernliğin sembolü olması gereken şehir ne hale gelmiş öyle.
    Başkent Başınıyedi diyesim geldi birden.
    Ben gördüğüm şehirlerde dostlardan çok gezip gördüğüm sokaklarını özlerim. Artık böyle yapmayacağım, hayalkırıklığı daha çok yoruyor insanı, sizin gibi.
    En güzeli yeniden gitmek bu sefer dostları ziyaret için. Onlar değişmesinlerde...
    Sevgi ve selamlar

    *-*-*-*-*

    yıllar önce İzmir'e tayin olduğumda, "aman allahım burası ne kadar güzel bir şehir Türkiye gibi değil sanki" demiştim.. Okul müdürüm de , " Esas Türkiye burası hocanım.." demişti.. Benim gözümde laik bir ülke olmanın onurunu taşıyan ve o gururu yaşayan şehirlerden biri İZMİR.. Modernliğin sembolü olan şehri ele geçirmek için verilen uğraşa şaşmamak gerek..

    Düzenleyen hasretsenfonileri gün: 5/6/2009 saat: 15:14

    Bağlantı »

  7. Yazan: melekolankedilerimiz | Tarih: 2009-06-05 13:54:31
    Konu: tüm Türkiye değiştince:(((
    sevgili hocam, tüm ülke değişince, Ankara'nın da değişmeden kalması mucize olurdu ama bazı semtler (Çankaya) bu kötü değişime direniyor hala, rahmetli annem ve babamın hayatları ilginçtir hep Ankara ve İstanbul arasında bölünmüş, 30 yıl birindeyse, bir 30 yıl da ötekinde oturmuşlar...annem 1940'lı yılların Ankara'sını gayet iyi hatırlardı, (alzheimer olmasına rağmen), "kadınlar hep şapkalıydı, rahmetli ablamla pencereden hangi kadının şapkası, tayyörü daha güzel diye bakardık" derdi, şimdi şapkalı kadın kalmadı, iyice zevksizleştiler dediğiniz gibi, Kızılay'ın tam ortasında yani Ankara'nın kalbinde maalesef ÜÇ KARILI OLMAKLA ÖVÜNEN ADAMIN TEKBİR İSİMLİ TESETTÜR mağazası var:(( bir 30 yıl sonra belki yine annemin anılarındaki Ankara'ya ve Türkiye'ye döner miyiz? Umut dünyası ....:)

    *-*-*-*-*

    bir 30 yıl sonra başımızdaki mandaları kovan ama manda(!) olmaktan kurtulamayacağımız bir ülke olmaktan korkarım sevgili melekolankedilerimiz. Bu bir temenni asla değil ama tahminleri göremeyeceğim düşüncesine sevinmekteyim!!

    Düzenleyen hasretsenfonileri gün: 5/6/2009 saat: 15:16

    Bağlantı »

  8. Yazan: ayris | Tarih: 2009-06-05 10:59:46
    Konu: Ankara
    Ah be benim Ankara aşığı canımın içisi.. yıllardır yavaş yavaş Ankara'yı (bizim bildiğimiz) gözümüzün içine baka baka yok ettiler.. her gidişimde biraz daha yabancılaşıyorum ve taksi ile dolaşmasam kaybolurum.. yaşayanlar ise sen söleyeceğini sölemişsin başka lafa hacet yok ben artık sadece dostlarımı özlüyorum Ankara'yı değil maalesef..
    *-*-*-*-*

    önce şaşırdığımı ve sonra da seni burada görmeyi ne kadar özlediğimi söylemeliyim Ayris'im..
    İçim hüzün dolu.. hâlâ kendime gelemedim! Özlediğim dostlar da zaten ne kadar az artık!!!!!

    Düzenleyen hasretsenfonileri gün: 5/6/2009 saat: 13:44

    Bağlantı »