Kadınlar gittiğinde...
“Kadınlar bir gün çekip gittiğinde, arkalarında yetim-öksüz kalan çok olur..” demiş Bekir Coşkun..
Bir kadın olarak ve bir anne olarak kendime payeler çıkarttım satır aralarından!!Onun yarı tahminî yazdıkları ile benim birebir yaşadıklarımı harman edip yüksek sesle düşündüm!!.. Baktım duyan yok!.. yazıp paylaşmak istedim belki okuyan olur diye.
O güne kadar verilen hediye paketleri.. renk renk adeta ütülü gibi katlı kurdeleler.. Ne işe yarar?.. kimin işine yarar?.. sorularına cevap veremeyen o öksüz kalan objeler!!
Balkondaki veya bahçedeki, ya da saksıdaki kimsenin su vermeyi sulamayı akıl edemediği yetim çiçekler.. Bunca yıl saklanan, ne tek kalan tabağın ne de kulpu kırık fincanın hâtırasını bilen vardır.. Ya da niye hâlâ saklandığını.. Atılacağını veya yaban ellere gideceğini bilircesine sessizdir hepsi.. Artık, itinasız açılan perdeler de kimsesizdir, üstüne hoyrat basılan halılar da!..
Bir kadın gittiğinde.. Sadece eşya değildir yetim kalan, ve ev değildir öksüz kalıp göze soluk görünen..
“Bir kadın gittiğinde ne çok kişi gider aslında peşinden” diye devam etmiş sonra yazısına.. Nasıl doğru bir saptama!
İster müşterek paylaşılan hayatlardan kopup gitsin, ister omuzlarda taşınarak... farketmez! Yokluğu sinmeye başlayınca yüreklere, daha doğrusu yokluğuna dayanamayınca yürekler, nelerin de onunla birlikte gittiğini anlar insan..
Ve o gidenin bir kişi olmadığını, aynı zamanda bir ağır işçi, bir temizlikçi, bir aşçı, bir bakıcı, bir bahçıvan.. da olduğunu farkediverir ...
Ne çok kişi yok olur aslında kalanın hayatında..
Bir anne gider..
Bir dost,
Bir arkadaş,
Bir Sevgili,
Bir sırdaş ...
yok olup gider insanın hayatından, ... bir kadın gittiğinde..
Konu: gittiğinde
Bir kadın gittiğinde medeniyet de peşinden gider, geri kalanla ancak uzun eşek oynanır.
Bağlantı »
Konu: Sevgili hocam...
Kadınlar gittiğinde, arkalarında inanılmaz boşluklarla, bir yığın anlam yüklü, eşya bırakırlar, evet. Kendimi düşündüm. Ben yaşımdan fazlaydım sanırım bazı konularda. O anlam yüklenen objeler var ya, benim hayatımda, benim evimde o kadar çok ki. Taaa bir kaç kuşak geriye kadar gidiyor. Hiç birine de kıyamam. Bu da çok yorucu oluyor. Ama benden sonra onlara bu derece anlam yükleyen olur mu, bilemiyorum? Bazen çok yüküm olduğunu, hissediyorum. Geçmişten gelen anıları, bu derece koruyup, bugünlere taşımakla iyi mi yaptım, gerçekten bilmiyorum? Onlar yetmiyormuş gibi bir de benim değer verdiklerim var. Bu anlam yükleme nereye kadar gidecek bakalım? En içten sevgilerimle...
*-*-*-*-*
Bu söylediklerin, geride kalanlara demeyeyim, senin arkandan gelecek olanlara bırakılan bir yük aslında sevgili Anjelika. Pek çoğunun ne anlama geldiğini, kimi hatırlattığını bile bilemeyenler için o objeler ne ifade edebilir?
En iyisi, benim yaşıma gelindiğinde neleri kimlere bıraktığını yazıp bırakmak.. Ve o süreye erişinceye kadar bu konuyu hiiiiç düşünmemek..
Düzenleyen hasretsenfonileri gün: 3/6/2009 saat: 22:47
Bağlantı »
Konu: Zaman zaman bende düşünürüm
Kadınlar her eşyaya her objeye ayrı bir hayat hikayesiyle bağlanırlar. Evde ki canlı varlıkların ayrı bir hikayesi, caznsız varlıkların başka bir hikayesi vardır elbet. Kimsenin bilmediği. Biz kadınlar daha duygusalız erkeklere göre. O yüzden sahip olduğumuz ne varsa bizim için ayrı ve özel anlamlar yükleriz.
Ben bu durumu kendimden çok annem ve kayınvalidemde düşünürüm. Kadın olmanın verdiği ince ruhla onların geride bıraktıklarına sahip çıkabilirm elbet ama bazı objelerin gereksiz olduğunada kanaat edebilirim. İşte onlar öksüz kalır.
Kadının sahip olduklarına, kendi kadınlığından başka kimse o gözle bakamaz ve saklayamaz değil mi...
Bekir Coşkunun yazısının tamamını nerden okuyabilirim.?
Sevgilerimle
*-*-*-*-*
Sen de bir gün kayınvalide veya anneanne babaanne olduğun zaman sevgili newbahar, bugün "gereksiz" gördüğün pek çok şeye değer verdiğini veya saklanması gerektiğini düşündüğünde, beni hatırla... beni an.... "mırmır mırmır diye içinden geçirdiklerini oku üfle bulutlara!!! :)
Bekir Coşkun'unun yazısı burada yazdığım zaten.. aralarına kendi düşünce ve duygularımı da ekleyerek sundum sizlere..
Düzenleyen hasretsenfonileri gün: 3/6/2009 saat: 19:04
Bağlantı »
Konu: Çok doğru bir saptama
Bir erkek evlenmemiş bile olsa kadın denince akla hemen annesi gelir.
Anneler yüreğimiz en müstesna yerinde bize dua eden görüntüsüyle dururlar.
Onun yokluğunda öksüz kalırız hepimiz.
Ülkemizin topraklarını büyük bölümü(ANADOLU) diye adlandırılmıştır.
Bunun önemli bir sebebi vardır mutlaka..
Ve belki siz sevgili Hocam bu konuda bizi aydınlatırsınız.
Sağlıkla kalın, efendim.
*-*-*-*-*
bir şey biliyorum, o da hiç bir şey bilmediğim diyerek hem ukalalık yapmak hem de isteğinizi hafife almak istemiyorum sevgili gurbetteyazmak.. Ancak, gerçekten bilgi dağarcığı derin olan bir kişiyi aydınlatmak ne mümkün?
Yine de kendi bilgime ilaveler yapmak adına isteğinizle ilgileneceğimi bilmenizi isterim.
Düzenleyen hasretsenfonileri gün: 3/6/2009 saat: 19:07
Bağlantı »
Konu: merhaba
ben 1 ay daha yoğun olacağım, sonra azlolacağım. o tarihe kadar suskunum. keşke fırtına öncesi sessizlik olsaydı. neyse şu bir ay geçiversin. bol bol yazı yazacağım, yarım bıraktıklarımı tamamlayacağım. balık tutacağım. daha çokkk şey yapacağım. sizinle güzel sohbetler edeceğim:) yazınız yine çok kıymetli bir konuda...
sevgilerimle.
*-*-*-*
cevabımı "özel" yolladım!!
Düzenleyen hasretsenfonileri gün: 26/5/2009 saat: 14:19
Bağlantı »
Konu: bir kadın gittiğinde....:(
evet çok doğru, kadınlar aslında evin direğidir, hani erkek evin direği denir ama bence tersi...istisnalar hariç evin direği olan erkekler de vardır mutlaka-kurdelaları da yazmışsınız ya annem aklıma geldi, bayramlarda hediye gelen çikolata paketlerinin şık, yaldızlı kurdelalarını özenle, sarıp, bir topluiğneyle tutturup saklardı, çocukluk giysilerimizi de (hatta "amaan ne diye saklıyorsun" derdim ben:(keşke şimdi olsa da yine kurdelaları saklasa, hiç öyle demem biliyorum:(
Bağlantı »
Konu: Büyüten acılar..
Ya eş, ya dost, ya sevgili ama, bence de..muhakkak o bunların hepsidir.
Dosttur kadın en gerçeğinden. Bizi pamuklara saran ve sevgiden yapılmış bir fanusla koruyan. Ne çok insandır o gerçekten.
Hepsini birden yitiririz o yittiğinde..Ve gerçekte böylece tarifsiz sancılar içinde büyümeye başlar geride kalan...
Ne var ki artık pamuklara değil de yalnızlığa sarınmak vardır. Taaa büyüyünceye kadar.
Sevgiyle selam bıraktım Sevgili Hasret Hocam.
Bağlantı »